stefanı bir odaya kapayıp, zabahları neşet ilen uyandırıp, aşamları kazancıyla çiğ köfte yedirip, ikindin arda oğlanı dinletmek de istiyorum. zeybek öğrensin ayrıca. stefanı diyorum abla, bir odaya..kapayıp.. hem zaten inek süt vermiyor, katığım soğan.. de hele acep nasıl yaşar bizlerden doğaaann... gülmesem olmuyor gülsem olmuyor..ineği koyunu tavuğu saadddık.. anca zor güç ile borcu gapattık... ölmesem olmuyo ölsem olmuyooo...
bir de gelmişken böyle köyüne kasabasına, demese olmaz dese olmaz..
gönül dağı: http://fizy.com/#s/1aiq7j
çok düğün gördük böyle, kız evine kına yakmaya gidince, oğlanlar orta yerde bi iki döndükten sonra gönül dağı çaldırıp, bakarlardı kendi köylerinin tek kızına.. (galbten galbe yol gizli gizli)gariptir sonra hep başkalarıyla evlenirlerdi. onların düğününde de çalardı yine..bakmasam olmuyor baksam olmuyor misali. bura nerden geldim, hiç bilmiyorum, bi simitçi olsa yol sorar idik.. : )
kapı çaldı, açtık, komşu kızı gelmiş abla, elinde bi çay bardağıyla, "varsa" dedi, "evinizde süt..".. -inek süt vermiyor- diyecek halimiz yok, hamdiyi yolladım bi koşu aldı geldi. gerekeni temin edip gönderdik çay bardağını. demin kapı yine çaldı, evin kapısının böyle bu kadar çok -bazen birden çok olan çoktur zira- çalmasının hikmeti ne ola ki diye hamdiye soracakken, baktım bizim hamdi kapıyı açmış, kapamış bile..elinde bi tabakla mahçup mahçup geri dönüyor, kek göndermişler.. hamdi dertlendi, "bu tabağı nasıl geri gönderceğiz" diye, "hallederiz" dedim, çay doldurdum, bir dilim de kekten ısırdı. "olmamış bu" dedi, der demez bi da utandı.:) "heralde ilk denemelere geldik paşam, ses etme çok, yiyesin varsa ye, yoksa yiyecek kuş bulurum, senden başka adam mı yok" dedim, atarlandım. ters ters baktı. gitti içerde oturuyor şimdi.
ablacım bir sana demedim dilimdekini, gidiverdin. döne dolaşa okuyasın şuraları... şuraları diyorum, bak..
"insan, ne ararsa onu bulur. nasip, kimi ararsa onu bulur. kim rahmet ararsa, o ona nasip olur."
arz, dua ve takdim...
rabbimin üzerindeki rahmeti geniştir bilirim, hissettirsin, kolaylaştırsın kolaylaşacak işleri, sevdirsin sevilecek şeyleri, güldürsün bütün gamzesizleri.. :)
hamdi, söyle o güzel kardeşime, kimsenin koltuğunda gözümüz yok. gelsin hemen yerine geçsin:) korku desen baki işte bizde hamdi, bi yol göster sen. el filan sallıyorum ben:)
çıkıp dışarı, arabalara taş filan atmak istiyorum. çıkıp diyorum dışarı, arabalara, taş falan...taş filan... atmak... istiy...
YanıtlaSilne demiş usta, her gün zabah aşam ..yemesem olmuyor yesem olmuyor..
te burdan : http://fizy.com/#s/1ait0u
: )
stefanı bir odaya kapayıp, zabahları neşet ilen uyandırıp, aşamları kazancıyla çiğ köfte yedirip, ikindin arda oğlanı dinletmek de istiyorum. zeybek öğrensin ayrıca. stefanı diyorum abla, bir odaya..kapayıp.. hem zaten inek süt vermiyor, katığım soğan.. de hele acep nasıl yaşar bizlerden doğaaann... gülmesem olmuyor gülsem olmuyor..ineği koyunu tavuğu saadddık.. anca zor güç ile borcu gapattık... ölmesem olmuyo ölsem olmuyooo...
YanıtlaSilbir de gelmişken böyle köyüne kasabasına, demese olmaz dese olmaz..
gönül dağı: http://fizy.com/#s/1aiq7j
çok düğün gördük böyle, kız evine kına yakmaya gidince, oğlanlar orta yerde bi iki döndükten sonra gönül dağı çaldırıp, bakarlardı kendi köylerinin tek kızına.. (galbten galbe yol gizli gizli)gariptir sonra hep başkalarıyla evlenirlerdi. onların düğününde de çalardı yine..bakmasam olmuyor baksam olmuyor misali. bura nerden geldim, hiç bilmiyorum, bi simitçi olsa yol sorar idik..
: )
neylersen güzel eylersin:)
YanıtlaSilhaklısın yani..
gamzesiz güldüm..yarım oldu amma bahtımıza düşen bu hal:)
rabbim seni korusun,esirgesin.
kapı çaldı, açtık, komşu kızı gelmiş abla, elinde bi çay bardağıyla, "varsa" dedi, "evinizde süt..".. -inek süt vermiyor- diyecek halimiz yok, hamdiyi yolladım bi koşu aldı geldi. gerekeni temin edip gönderdik çay bardağını. demin kapı yine çaldı, evin kapısının böyle bu kadar çok -bazen birden çok olan çoktur zira- çalmasının hikmeti ne ola ki diye hamdiye soracakken, baktım bizim hamdi kapıyı açmış, kapamış bile..elinde bi tabakla mahçup mahçup geri dönüyor, kek göndermişler.. hamdi dertlendi, "bu tabağı nasıl geri gönderceğiz" diye, "hallederiz" dedim, çay doldurdum, bir dilim de kekten ısırdı. "olmamış bu" dedi, der demez bi da utandı.:) "heralde ilk denemelere geldik paşam, ses etme çok, yiyesin varsa ye, yoksa yiyecek kuş bulurum, senden başka adam mı yok" dedim, atarlandım. ters ters baktı. gitti içerde oturuyor şimdi.
YanıtlaSilablacım bir sana demedim dilimdekini, gidiverdin. döne dolaşa okuyasın şuraları...
şuraları diyorum, bak..
"insan, ne ararsa onu bulur.
nasip, kimi ararsa onu bulur.
kim rahmet ararsa, o ona nasip olur."
arz, dua ve takdim...
rabbimin üzerindeki rahmeti geniştir bilirim, hissettirsin, kolaylaştırsın kolaylaşacak işleri, sevdirsin sevilecek şeyleri, güldürsün bütün gamzesizleri.. :)
cümlemizi korusun, çocukları, çiçekleri, ahdi.
vesselam.
(hamdi geldi, "hürmetlerimi iletiniz" dedi, "reca ederim" dedim. artis :) )
giremedin, gelemedin ya, bilsen nasıl azarlanmalık haller içinde kardeşin..
YanıtlaSil'korktun mu, kaçtın mı' diyor hamdi, 'yok' dedim, 'keyfi kaçmasın, koltuğumu ablama verdik, gitti'. allah'a emanettir muhabbetiniz, varlığınız, kalpleriniz.. baki hürmet..
YanıtlaSilhamdi, söyle o güzel kardeşime, kimsenin koltuğunda gözümüz yok. gelsin hemen yerine geçsin:)
YanıtlaSilkorku desen baki işte bizde hamdi, bi yol göster sen. el filan sallıyorum ben:)